Archiv für März 2019

EINLADUNG – Anlässlich des 7. Jahrestages der Ermordung von Burak Bektaş

AUFKLÄREN UND GEDENKEN
Kundgebung am Sonntag, den 07.04.2019 um 14.00 Uhr
Gedenkort Burak Bektaş, Rudower Str./Möwenweg (Berlin-Neukölln)

Gemeinsam mit Familie Bektaş, sowie seinen Freundinnen und Freunden erinnern und gedenken wir Burak. Wir klagen an und fordern Aufklärung. Noch immer liegen keine Ermittlungsergebnisse vor. Es bestätigt sich vielmehr die Annahme, dass keine ernstzunehmenden Ermittlungen durchgeführt wurden.
Der Mord an Burak, die Mordversuche an seinen Freunden, die Liste rechter Anschläge in Neukölln – all diesen Geschehnissen ist gemeinsam: Sie werden nicht aufgeklärt. Die Täter agieren straflos, sie werden für ihre Taten nicht zur Rechenschaft gezogen und damit ermutigt weiterzumachen.

Wir fordern die Einrichtung eines Parlamentarischen Untersuchungsausschusses zu der Frage, was in Berlin-Neukölln seit Jahren die Aufklärung von rechten/rassistischen Morden, Anschlägen und Angriffen verhindert. Auch der Mord an Burak Bektaş muss zum Gegenstand dieser Untersuchung werden!

wir laden herzlich ein
Initiative zur Aufklärung des Mordes an Burak Bektaş

Kundgebung am Sonntag, den 07.04.2019 um 14.00 Uhr
Gedenkort Burak Bektaş, Rudower Str./Möwenweg (Berlin-Neukölln)
Aufruf zum 7. Jahrestag der Ermordung von Burak Bektaş

07.04.2019, Pazar günü, öğlen saat 2’, Meeting
Adres: Burak Bektaş Anıtı, Rudower Str./Möwenweg (Berlin-Neukölln)
Burak Bektaş Cinayetinin 7. Yılı Çağrısı

Plakat – groß

Plakat zur Kundgebung 7. Jahre nach dem Mord an Burak Bektaş

Plakat groß

Burak Bektaş Cinayetinin 7. Yılı Çağrısı

AYDINLATMA VE HATIRLAMA

07.04.2019, Pazar günü, öğlen saat 2’, Meeting

Adres: Burak Bektaş Anıtı, Rudower Str./Möwenweg (Berlin-Neukölln)

Burak Bektaş, 5.4.2012’de, Berlin-Neukölln hastanesinin karşısında katledildi. İki arkadaşı ağır yara aldı. Cinayetin üstünden 7 yıl geçti. Bektaş ailesi ve Burak’ın arkadaşlarıyla birlikte Burak’ı anıyoruz. Şikayetçiyiz ve cinayetin aydınlatılmasını talep ediyoruz. Soruşturmanın sonuçları halen mevcut değil. Aksine, ciddi bir soruşturma yürütülmediğine dair çıkarımı doğrulayacak bir durum söz konusu.

Burak Bektaş cinayeti, Burak’ın arkadaşlarını öldürme teşebbüsü, Neukölln’deki sağcı saldırıların listesi, diğerlerinin arasında „Anton-Schmaus-Haus“ ve „K-Fetisch“e karşı gerçekleştirilen kundaklama eylemleri, antifaşistlerin şahsi evlerine ve arabalarına, Hufeisensiedlung’a, sol kitapevlerine saldırılar, „Stolpersteine“deki hırsızlık ve zarar eylemi, bu olayların hepsinin ortak bir noktası var: Aydınlatma yok. Zanlılar ceza almadan eylemlerine devam ediyor; suçları için sorumlu tutulmayacaklarından devam etmek için cesaretlendiriliyorlar.

Benzeri bir sinyal Münih’teki NSU dava Sürecinde de verildi. NSU dava Sürecinin Temmuz 2018’deki karar açıklamasında, Kassel’de NSU tarafından katledilen Halit Yozgat’ın annesi, Yozgat hanım şunu söyledi: “Arı gibi çalıştılar ama ortada bal yok.” Neukölln’deki soruşturmalar da (aynı) bu şekilde: Cızırtı çok, sonuç yok.

Burak’ın katili bugüne dek yakalanmadı. Birçok kişinin şüphelendiği gibi, katil Luke Holland’ı 20.9.2015´de katleden Rolf Zielezinski miydi? Polis, iki cinayet arasında bir bağlantı olmadığını iddia ediyor. Ama Burak’ın annesi bu değerlendirmeye nasıl varıldığını hep sordu: “Makamlar neyi biliyor? Ateş edenin Zielezinski olmadığına dair ellerinde hangi kanıtlar var?” Bununla ilgili herhangi bir bilgi yok. Bildiğimiz şey, Zielezinski’nin olası katil olabileceğiyle ilgili yeterince soruşturma yapılmadığıdır. Burak’ın cinayetinde olası bir ırkçı cinayet motifi ya da olası bir NSU benzerliği yeterince dikkate alınmadı.

Neukölln’de öldürülen iki genç, Burak Bektaş ve Luke Holland ve yakınlarına karşı sürdürülen bu ihmalkarlığı kınıyoruz. Neukölln ve diğer yerlerdeki saldırılardan etkilenen kişilerin kaygılarına ve korkularına karşı tavırsız kalan sorumlu soruşturma makamlarını kınıyoruz.

Yıllardır Berlin-Neukölln’de vuku bulan sağcı/ırkçı cinayetleri, kundaklamaları ve saldırıları aydınlatmak üzere parlamento soruşturma komisyonu oluşturulmasını talep ediyoruz.

Irkçı ve sağcı şiddete karşı- Aydınlatma talep ediyoruz!

Aufruf zum 7. Jahrestag der Ermordung von Burak Bektaş

AUFKLÄREN UND GEDENKEN

Kundgebung am Sonntag, den 07.04.2019 um 14.00 Uhr

Gedenkort Burak Bektaş, Rudower Str./Möwenweg (Berlin-Neukölln)

Burak Bektaş wurde am 5.4.2012 in Berlin-Neukölln gegenüber dem Krankenhaus Neukölln ermordet, zwei seiner Freunde wurden schwer verletzt. Seit dem sind 7 Jahre vergangen. Gemeinsam mit Familie Bektaş, sowie Freundinnen und Freunden von Burak erinnern und gedenken wir Burak. Wir klagen an und fordern Aufklärung. Noch immer liegen keine Ermittlungsergebnisse vor. Es bestätigt sich vielmehr die Annahme, dass keine ernstzunehmenden Ermittlungen durchgeführt wurden.

Der Mord an Burak Bektaş, die Mordversuche an seinen Freunden, die Liste rechter Anschläge in Neukölln -u.a. die Brandanschläge auf das „Anton-Schmaus-Haus“ und das „K-Fetisch“, die Anschläge und Angriffe auf Privatwohnungen und PKWs von Antifaschistinnen und Antifaschisten, die Hufeisensiedlung, linke Buchläden, die Entwendung und Beschädigung von Stolpersteinen – all diesen Geschehnissen ist gemeinsam: Sie werden nicht aufgeklärt. Die Täter agieren straflos, sie werden für ihre Taten nicht zur Rechenschaft gezogen und damit ermutigt weiterzumachen.

Ein ebenso verheerendes Signal hatte der NSU-Prozess in München gegeben. Zur Urteilsverkündung (Juli 2018) im NSU-Prozess sagte Frau Yozgat, die Mutter von Halit Yozgat, der in Kassel vom NSU ermordet wurde: “Sie haben wie Bienen gearbeitet, aber keinen Honig produziert.“ Genauso kommen uns auch die Ermittlungen in Neukölln vor: Lautes Summen, keine Ergebnisse.

Der Mörder von Burak wurde bisher nicht gefasst. War es doch, wie viele vermuten, Rolf Zielezinski, der verurteilte Mörder von Luke Holland ermordet am 20. September 2015. Die Polizei behauptet, dass es keinen Zusammenhang gäbe zwischen den beiden Morden. Doch Buraks Mutter hat immer wieder gefragt, wie diese Einschätzung eigentlich zustande kommt: “Was wissen die Behörden? Welche Beweise haben Sie darüber, dass Zielezinski nicht geschossen hat?“ Darüber gibt es keine Informationen. Was wir dagegen wissen ist, dass den tatsächlich vorhandenen Hinweisen auf ihn als möglichen Täter nicht genügend nachgegangen worden ist. Ein mögliches rassistisches Tatmotiv oder ein möglicher NSU-Bezug wurden in den Ermittlungen zum Mord an Burak nicht hinreichend berücksichtigt.

Wir verurteilen die Ignoranz gegenüber den in Neukölln ermordeten jungen Männern Burak Bektaş und Luke Holland und ihren Angehörigen. Wir verurteilen die Untätigkeit der verantwortlichen Ermittlungsbehörden gegenüber den Sorgen und Ängsten der Betroffenen der Anschläge in Neukölln – und überall anders.

Wir fordern die Einrichtung eines Parlamentarischen Untersuchungsausschusses zu der Frage, was in Berlin-Neukölln seit Jahren die Aufklärung von rechten/rassistischen Morden, Anschlägen und Angriffen verhindert.

Gegen rassistische und rechte Gewalt – Wir fordern Aufklärung!

Rede der Initiative an Buraks Geburtstag am 14.02.2019 auf Türkisch

Sevgili aile yakınları, sevgili Melek, sevgili Melike, sevgili Ahmet, sevgili Fatih, sevgili kadın ve erkek arkadaşlar

Bugün, Burak 29 yaşına girecekti. Fakat 5.4.2012 tarihinde Buradan birkaç adım ileride, silahla vurularak öldürüldü. Arkadaşlarından ikisi ağır yaralandı.
Her yıl Burak‘ın doğum gününde burada, cinayetin işlendiği yerde buluşuyoruz, Katilin bulunmasını hatırlatmak ve davacı olmak için!

Yedi yıldır insanlar burada veya tam olarak cinayetin işlendiği yerde bir araya gelerek; halen aydınlatılmamış bir cürmü, ırkçı motifli olabileceğini söylediğimiz bir suçu, hatırlatmaktadırlar.
Katil halen yakalanmadı. Belki halan buralarda dolaşıyor. Belki de kuşkulanılan Rolf Zielzinsky dir. 2015 yılında Ringbahnstraße‘de İngiliz Luke Holland‘ın katili. Luke Holland‘ı tanımıyordu, onunla hiç karşılaşmamıştı. Polis, iki cinayet arasında bağlantı olmadığını iddia etti. Soruyoruz: Bunu nasıl söyleyebilirsiniz? Burak‘ın annesi sık sık bu değerlendirmenin nasıl yapıldığını sordu. Soruşturma komisyonu, Zielzinski‘nin katil olmadığını biliyorsalar, bunu nerden biliyorlar? Bunun için ne gibi kanıtları var?

Buradayız, çünkü aydınlanmayı talep ediyoruz. Ailenin ve hepimizin Burak‘ı kimin öldürdüğünü bilmeye hakkımız var.
Neukölln‘deki birçok insan sürekli korku ve dehşete kapılıyor. Kundaklama, tehditler, ırkçı, sağcı, antisemittik saldırılar olağan hale geldi. Neukölln, geçtiğimiz yıl Berlin’de en çok saldırıya uğrayan ilçelerden biri konumundaydı. Yapılan saldırıların hiçbiri açıklığa kavuşturulamadı. Bunları yıllardır gözlemliyoruz: açığa kavuşturmama, polisin yeteneksizliği. Biz eminiz, konu ırkçı eğlemeleri kapsamasa, soruşturma makamları çoktan davayı sonuçlandırırlardı. İnsanlar sebepsiz yere Kundaklama saldırılarının kurbanları olmuyorlar, onlar kundaklamalardan bir yıl sonra kamuoyuna yöneldiler ve talepleri; Federal Savcılık dairesi‘nin konuyu kendi araştırma kapsamlarına alınmasıydı.
Federal Savcılık dairesi politik olarak sağcı faillere soruşturma açıldığında yeterli çaba göstermediğine inanıyoruz. Yine biliyoruz ki, NSU cinayetleriyle ilgili hiçbir soruşturmanın başarılı olmadığını. Soruşturma daireleri hiçbir cinayeti açıklığa kavuşturamadı.
NSU kendi kendini açığa çıkarmış olmasaydı, halen bugün bu katiller hakkında hiçbir şey bilmiyor olacaktık. Bu gerçeklikler acıdır ve Münih‘teki NSU süreci ile birlikte birçok soruşturma komisyonu aracılığıyla bile hiçbir şeyin değişmediğini yaşamak daha acıdır.
Nasıl olabiliyor ki, Anayasa koruma dairesinin iddiasına göre,
Kundaklama mağdurlarından birinin ikamet yerini, polis casus üzerinden bilgilenmek istiyor. Araba, casusluktan kısa bir süre sonra yanıyor. Polis haber bile vermiyor. Bu yetkililerin tek bir sözüne bile inanılmaz.
Yıllardan beri biliyoruz ki; büyük bir titizlikle ve büyük ilanlarla soruşturma faaliyetleri var, ne zaman ki; şiddet eğlemeleri (sadece planlı olanlar da dahil) sağcı politikalarla bağlantı ihtimali yoksa.
2001′den beri Danışma merkezinde, sağcı, ırkçı ve anti-Semt şiddet mağdurlarına danışmanlık yapıyorum. Baştan beri biz Neukölln ‘de faaliyet yürüttük, Neukölln her zaman, anti-semit ve lezbiyen, gey ve trans kişilere (LGTBIQ) karşı ırkçı şiddet eylemlerinin olduğu bölgeler listesinde en başta gelmektedir.
Ancak Neukölln, aynı zamanda ırkçı, sağcı, anti semit şiddete ve eşcinsel yaşam tarzlarına karşı şiddet faaliyetlerine karşı direniş eylemlerinin de yoğun olarak yaşandığı bir semttir.

Burak‘ın katilinin ve diğer ırkçı saldırıların faillerinin, bu eylemlerinin bir sonucu da Neukölln ‘de bu saldırılara hedef olunan, mağdurların yan yana gelmesi ve birlikte dayanışma içinde mücadele etmesidir.
Ailenin dilediği anıt yerini gerçekleştirebilmek için çok bağış toplandı. Pek çok arkadaşlıklar doğdu ve çok para bağışlandı. Ve anıt yerini inşa etmeye devam ediyoruz k; herkesin bir araya toplanabileceği anıt yeri olsun.
Buranın hayata geçirilebilmesi için ayrıca Zeynep Delibalta da çalıştı. O, 5 Nisan 2018′de burada açılışını yaptığımız heykeli tasarladı.
Bu, Zeynep‘in son çalışmasıydı. Anıta „Burak ve benzeri davalar için algoritması” adını verdi. Zeynep, 19 Aralık 2017′de aramızdan ayrıldı.
Burak cinayetini ve diğer tüm aydınlatılmamış olayları anıtlaştır massından dolayı, ona teşekkür ediyoruz.
Anıt yeri faaliyetimiz, toplantılarımızın, mitinglerin ve gösterilerin her biri, faillerin hesaplarının işe yaramayacağının işaretleridir. Anıt yeri dayanışmadır. Burası çok sayıda gönüllü politika denilen çalışmalardan doğdu. Pek çok çeşitli bağıştan ortaya çıktı. İnsanlar partiler düzenledi, kek sattı, çorba pişirdi ve sattı, bağış topladı, vakıflara dilekçeler gönderdiler ve daha birçok şey yaptılar. Bu dayanışmalar burada görülebiliyor. Bu anıt yeri, Failler ve Katiler için ebedi bir dikenli gül bahçesi olacak.
Ve bu anıt yeri bir matem yeri ve aynı zamanda övüncün simgesi olmalı ve Burak’ın yakınları, arkadaşları ve hep birlikte ırkçılığın olmadığı bir toplum, başka bir dünya, daha iyi yaşanabilir daha güzel bir dünya için mücadele ediyorlar.
Biz her zaman bütün bunları gerçekleştire bileceğimizi düşünmüyorduk! bunu başardık ve başaracağız da!
Bunu yaptık ve burayı daha görkemli ve hareketli bir anma yeri yapmayı başaracağız.
Aydınlanma taleplerimizden vaz geçmeyeceğiz.
Ölüm yıldönümü veya ondan sonraki bir gün, her yıl burada bir miting düzenliyoruz. Şimdi hepinizi etkinliklerimize bugünden davet ediyoruz.